Türkiye Cumhuriyeti

Bükreş Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Büyükelçi Ertaş'ın Çanakkale Savaşlarının 100. Yıldönümü Etkinliklerinde Yaptığı Konuşma , 16.04.2015

BÜYÜKELÇİ KORAY ERTAŞ’IN

ÇANAKKALE SAVAŞLARININ 100. YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ

AÇILIŞ KONUŞMASI

 

 

Romanya Parlamento Sarayı, 15 Nisan 2015

 

 

Sayın Milletvekilleri, Kıymetli soydaş ve vatandaşlarımız,

Değerli Romen dostlarımız, Değerli meslektaşlarım,

Kıymetli misafirler, 

Bildiğiniz üzere Çanakkale savaşları ve zaferinin 100. yılını idrak ediyoruz. 

Hem milletimizin kaderini değiştiren hem dünya tarihinde farklı coğraflaryadaki gelişmeleri doğrudan etkileyen bu önemli tarihi olayın 100. yılını ülkemizde ve yurtdışında geniş şekilde anmaya gayret ediyoruz. 

Birazdan değerli hocamız tarihçi Mustafa Mehmet bize Çanakkale Savaşları hakkında bilgi verecek. Ancak, müsaadesiyle iki hususa değinmek istiyorum. 

Bildiğiniz gibi Çanakkale zaferinin iki dönüm noktası bulunmaktadır. İlk dönüm noktası deniz zaferinin gerçekleştiği 18 Mart tarihidir ki, biz her yıl 18 Mart gününü hem bu önemli zaferi hem geçmişten bugüne tüm şehitlerimizi anma günü olarak idrak ediyoruz. Nitekim, 18 Mart gününü Bükreş’te de buradaki şehitliğimizde yaptığımız çok anlamlı bir tören ve akabindeki film gösterimiyle idrak ettik. 

Savaşın diğer dönüm noktası kara savaşlarıdır. 1915 Nisan ayı sonunda başlayan ve yaklaşık 8 ay süren kara savaşlarının yıldönümünü de her yıl Nisan ayında idrak ediyoruz. 

Çanakkale Zaferi milletimizin 2 asırlık makus tarihini değiştiren, özgüvenini artıran ve İstiklal mücadelemize ilham kaynağı olan çok özel bir tarihi hadisedir. Milletimiz hem deniz hem kara savaşlarında, kendisinden sayı ve teçhizat olarak çok üstün olan devletler koalisyonuna karşı büyük bir mücadele örneği vermiştir. Örneğin, ilk çıkarmanın yapıldığı Gelibolu sahillerinde sadece yaklaşık 2400 Türk askeri varken, hasım ülke gemilerinde bekleyen asker sayısı yaklaşık 15.000’di. Dolayısıyla, asker sayısı bakımından 1’e 7 gibi bir oran sözkonusuydu. Keza hasım kuvvetler savaşa 231 gemi ve 1155 topla katılırken, bizim 230 topumuz vardı. Bunların da sadece dörtte biri kullanılabilir haldeydi. Dolayısıyla, sonucu lehimize çeviren şey sayısal veya teknolojik üstünlük değil, inanç, azim, kararlılık ve vatan sevgisiydi. 

Bu savaşın önemli bir özelliği, başka milletlerin kaderinde de derin izler bırakmasıdır. Örneğin, Avustralya ve Yeni Zelanda ulusal kimliklerinin oluşmasında Çanakkale Savaşlarının büyük rolü vardır. Bu nedenle bu ülkelerden her yıl binlerce insanın Nisan ayı sonunda Çanakkale’yi ziyaret etmesi bir tesadüf değildir. 

Bizler yaklaşık çeyrek milyon vatan evladını şehit verdiğimiz Çanakkale Savaşı’ndan hasımlarımızla nefret değil, dostluk çıkarabildik. Bunda başta Atatürk olmak üzere ülkemizin sergilediği olgun tavrın etkisi büyüktür. Gelecek nesilleri birbirine düşman etmemeye matuf bu vizyonun bölgemizdeki bütün ülke liderlerine örnek olmasını diliyoruz. 

Bu etkinlikleri birlikte düzenlediğimiz Türk işadamı ve öğrenci derneklerine teşekkür ediyor, bu vesileyle Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile Çanakkale Savaşı başta olmak üzere vatanı için şehit düşen atalarımızı rahmet ve minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.