Türkiye Cumhuriyeti

Bükreş Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Basın Açıklaması , 19.05.2010

“2005 yılında Türkiye ve İspanya’nın öncülüğünde başlatılan ve bilahare Birleşmiş Milletler’in  projesi haline gelen Medeniyetler İttifakı Girişimi, 18 Mayıs Salı günü Parlamento Sarayı’nda yapılan bir törende Romanya ulusal programının açıklanmasıyla resmen başlatılmıştır.  Törene T.C. Büyükelçisi Sayın Ayşe Sinirlioğlu da katılarak bir konuşma yapmıştır.

Dışişleri Bakanlığı tarafından, Romanya Temsilciler Meclisi ve Senatosu, Başbakanlık Soylar Arası İlişkiler Departmanı ve Romanya’da mukim Birleşmiş Milletler kuruluşlarının işbirliğiyle düzenlenen törenin açılışı Temsilciler Meclisi Başkanı Anastase tarafından gerçekleştirilmiştir.   Romanya kamu ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri tarafından yapılan konuşmalarda Romanya tarafından kültürler, soylar arası diyaloga ve ulusal azınlıkların korunmasına verilen önemin altı çizilmiş, Medeniyetler İttifakı girişiminin bu çabaları daha da güçlendireceği vurgulanmıştır.        

T.C. Bükreş Büyükelçisi Sayın Ayşe Sinirlioğlu konuşmasında Türkiye ve İspanya öncülüğünde başlatılan Medeniyetler İttifakı Girişiminin temel amacının demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının küresel düzeyde teşviki olduğunu; yüzyılımızın sorunları kültürel kutuplaşma,  ayrımcılık ve hoşgörüsüzlüğün kültürler arası ayrışmaları derinleştirdiğini; refah ve barışın korunması için bu sorunlarla beraber mücadele edilmesinin elzem olduğunu; kültürel çeşitliliğin bir tehdit değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğini; Türkiye’nin bu mesajı küresel düzeyde yaymak için çaba sarfettiğini; tarih boyunca bilimin sadece batıdan doğuya değil doğudan batıya doğru da hareket ettiğini; İslam, Hindu ve Çin kültürlerinin batı dünyasının bilimsel, tıbbi ve felsefi mirasına önemli katkılarla bulunduğunu; özellikle Romanya’nın bu yöndeki çalışmalara önemli katkı sağlama imkanına sahip olduğunu; bu çerçevede Romanya’nın 101 ülke ve 18 uluslararası kuruluştan oluşan Medeniyetler İttifakı’nın Dostları Grubu’nun aktif bir üyesi olmasından ve kültürel çeşitlilik ile ayrımcılıkla mücadeleye verdiği destekten memnuniyet duyduğunu; soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Dobruca bölgesindeki etnik ve kültürel   hoşgörünün bunun güzel örneklerinden biri olduğunu dile getirmiştir.